AbsOluD / başlık yok...

ben ben ben...

    Aradan neredeyse bir yıl geçti.
    Sen yine yoksun,
    ve ben yine unutamadım.
    Kum saatindeki kum tanelerinin
    peşine takılmış günler.
    sanki beynime doğru akıyor ince, ince

    Zaman öyle acımasız, öyle umarsız geçiyor ki
    geçen her gün sanki içimden bir nefes bir nefes daha alıyor.
    Karlı dağlarda büyüdü hasretlik
    bir çığ misali.
    Ha geldi ha gelecek diyen
    o ayak seslerini bekledi kulaklarım
    ama sen gelmedin.

    Mahşer kalabalığı sarsa da dört bir yanımı,
    ecel gibi bir şey peşimde
    adı yalnızlık.
    Yapmacık eller uzansa da ellerime,
    ruhumu okşasa da yalancı sözler,
    yıpratılmış bedenimin sorumlusu yalnızlık.

    Ama en acısı;
    Umutlardan ve hayallerden arta kalan ne varsa
    hepsini silip süpüren
    ve beni kahreden
    alışamadığım o sensizlik.

    Ateşin üstündeki bir buz kütlesi gibi,
    beni damla, damla eriten
    veyahut bir kurşun gibi bağrımı delip geçen
    beni benden alan o kahpe sensizlik.

    Bir eylül akşamıydı;
    Kara
    haber elçisiydi
    üstümde gezinen şu alaca karanlık.
    Caddeler düğümlenmiş bir yağlı urgan gibi
    Bir, bir boynuma geçiyordu.
    Başı boş gezen bu ayaklarsa
    bilmem kaç yüz kere attı bu kaldırımda voltayı.
    Rüzgar sanki öfkesini benden çıkarırcasına
    bütün vücudumu tokatlıyordu.

    Göz yaşlarım gözüme,
    gözlerimse geleceğin yöne mıhlanmış,
    seni son bir defa öpmek istiyor.
    derken;
    Sen göründün uzakta.
    öyle güzel o kadar muhteşemdin ki
    utanan melekleri görür gibi olmuştum.
    Usul, usul yürürken beni gördün,
    bir defa kaldırdın başını bir defa baktın.
    Utandın mı? Çekindin mi? Niye?
    Oysa sen doyamazdın gözlerime bakmaya
    söyle şimdi doydun mu?

    Sonra ufka uçan bir beyaz martı gibi,
    Yavaş, yavaş gözden kayboldun.
    Bense başım öne eğik,
    ağzımda cigaradan çektiğim son nefes,
    bilmediğim yöne doğru yollara yoldaş oldum.

    Yargısız infaz eden
    kelimelerden hüküm giydi sevdamız.
    duyguları bir yıldız kaymasına bağlamaktı
    belki de yaptığımız en büyük hata.
    Belki de ahrazlıktı
    dostlarımızın söylediğine göre.
    Şimdi ise seni arıyorum
    gururuma küfredercesine,
    sonu belli olmayan o keşke kelimesinde.

    Ama nafile, her şey boşa.
    Götürdüler seni yüreğimden apar topar.
    Tırnaklarıyla söktüler o gün canımı.
    bende bir sen kalmıştın,
    senide aldılar.

    Hatırlıyor musun? Bana söz ver demiştin.
    Unutmaya çalış üzülme demiştin.
    Saklıyordun bana bunları söylerken göz yaşlarını.
    Direndim;
    Ayakta kalmaya çalıştım.
    Denedim ama yapamadım.
    Sana söz vermiştim sevgilim
    Sözümü de tutamadım.
    İşte bu bedenim o günden kalan bir enkaz,
    ama yüreğim, ama aşkım, ama sevdam
    ilk gün ki gibi ayakta tertemiz ve sapa sağlam.

    Sana bu son söz son yeminim.
    Bana imkansızlıklar içinde verdiğin aşkını,
    benimle mezara götürmezsem,
    götürdüğüm aşkın değil vebal olsun sevgilim.
    Kanımla besleyip büyütmezsem bu sevdayı
    emdiğim süt bana haram olsun sevgilim!!!

    AbsOluD   10 Nisan 2008 14:11